HEDEF BELİRLEMENİN ÖNEMİ

HEDEF BELİRLEMENİN ÖNEMİ

“Hedef belirlemenin önemi” deyince aklıma, yıllarca önce gazetelerde okumuş olduğum ilginç, ilginç olduğu kadar da düşündürücü şu olay gelir. Uzun zaman önce gazetelerde, 300 balinanın topluca öldüğü haberi başlık olmuştu. Balinalar sardalye balıklarının peşine düşmüş ve kendilerini bir koya hapsetmişlerdi. Ünlü bir gazeteci bunu şöyle yorumlamıştı: “Küçük balıklar denizin devlerini ölüme sürükledi. Büyük güçlerini önemsiz hedefler uğrunda harcayıp, küçük kuyrukları izleyerek, acı sonlarına teslim oldular.”

Hedefi olmayan insanlar gazete haberindeki balinalara benzerler. Büyük güçleri ve potansiyelleri olduğu halde, enerjilerini asıl yapmaları gerekenin dışında şeylerle tüketirler. Sonuçta bir hiçle karşı karşıya kalırlar. Öğrenciler için de durum aynıdır. Ne kadar zeki olduğunu söylese de ne kadar kabiliyetliyim dese de, eğer öğrenci hedef belirleyip bu hedefe ulaşmak için çalışma yapmazsa sahip olduğu kabiliyetler bir işe yaramayacaktır.

Hedefi belli olmayan olsa dahi, net ve açık şekilde bu hedefi tanımlamayan ya da zihninde başarının resmini çizemeyen kişi çalışma azim ve kararlılığını kaybeder. Mücadele edemez, neticede bıkar ve çalışmaktan vazgeçer. Bu durum hedefe birkaç adım kalsa dahi aynıdır. Florence Chedwick’in başından geçen şu olay bu durumu çok iyi açıklamaktadır.

Hedefimi Bir Görebilseydim

Kaliforniya sahillerinin tamamen sisle kaplı olduğu bir günde, Manş denizini her iki yönden geçmek amacıyla Florence Chedwick, Catalina adası sahillerinden Pasifik Okyanusu’na daldı. Hedefi Kaliforniya’ya doğru yüzmekti. Eğer bunu yapabilirse, adını tarihe yazdıracaktı.

O sabah su, son derece soğuktu ve yoğun sis yüzünden Chadwick, beraberindeki tekneleri dahi zorlukla seçebiliyordu. Saatler hızla ilerliyor ve milyonlarca insan televizyonlarından onu izliyordu. Yüzme esnasında birkaç köpek balığı ona yaklaşmaya çalıştıysa da, teknedekiler tarafından uzaklaştırıldı. İlerleyen saatlerde, rekortmen yüzücünün karşılaştığı en büyük sorun yorgunluk yanında suyun dondurucu soğuğu olmuştu.

On beş saatten uzun bir süre yüzmeye devam etti. Bu gerçekten çok uzun bir zamandı. Çünkü bu esnada sadece yorgunlukla değil aynı zamanda suyun dondurucu soğuğuyla da mücadele edilmesi gerekiyordu. Ancak kısa bir süre sonra Chadwick devam edemeyeceğini anladı ve sudan çıkmak istediğini söyledi. Sis o kadar yoğundu ki teknedeki annesi ve antrenörüyle iletişim kurmakta zorlanıyordu. Teknedekiler O’nun ne dediğini anlamamışlardı. Chadwick, tekrar sudan çıkmak istediğini söyledi, aynı zamanda bunu eliyle de işaret etti. Bu sefer rekortmen yüzücünün istediğini anlamışlardı. Ancak annesi ve antrenörü karaya çok yaklaştığını biraz daha gayret etmesi gerektiğini söylüyorlardı. Ama Kaliforniya sahillerine baktığında tek görebildiği şey yoğun sis tabakasıydı. Bundan dolayı da sudan çıkmak istiyordu. Yaklaşık on altı saat sonra dondurucu soğuktaki sudan çıktı. Saatler sonra vücudu ısınmaya başladığında, başarısızlığını algılamaya başladı. Yanındaki bir gazeteciye “ Bakın kendimi mazur göstermiyorum. Ama karayı görebilseydim başarırdım diyordu.”

Sudan çıktığında Kaliforniya sahillerine sadece yarım mil uzaklıktaydı. Bu şu demekti, sadece yirmi dakika daha yüzebilseydi, başarabilecekti. Daha sonra vazgeçmesinin nedeninin ne yorgunluk ne de soğuk olduğunu sis yüzünden karayı görememek olduğunu söyledi.

Florance Chadwick hedefinden vazgeçmedi ve sadece iki ay sonra yaptığı denemede aynı kanalı başarıyla geçti ve Catalina kanalını ilk geçen kişiye ait rekoru iki saat kısalttı.

Florance Chadwick büyük bir yüzücüydü; ama yine de hedefine ulaşmak için kendisini motive eden gözle görülür bir hedefe ihtiyaç duymuştu.

Sevgili öğrenciler, aslında bu durum hayatın her alanı için geçerlidir. Sadece öğrencilikte değil, iş yaşamında, sanatta ve sporda da bu kural geçerlidir.   “Açık ve net şekilde hedefini belirlemeyen ve hedefine ne kadar yaklaştığını göremeyen başarıyı yakalayamaz.”

Yrd. Doç. Dr. Ahmet AVCI “Başarılı ve mutlu olmaya var mısın?”