KİTAPLAR

                         

Eğitim Bilimi’ne Giriş

EĞİTİM BİLİMİ’NE GİRİŞ

İnsan, yaratılmışlar içinde en mükemmel varlık olup geliştirilebilir bir potansiyele sahip olarak dünyaya gelir. İnsanın eğitim ile ilişkisi doğumuyla birlikte başlamaktadır. İnsan, hayatını öğrenmeden, eğitim görmeden sürdüremez. Çünkü insan, doğuştan getirdiği birkaç tepkinin dışında çoğu davranışını, ömür boyu ve çoğunlukla, başkalarından öğrenmek zorundadır. Bu anlamda insan, yaşam boyu, eğitim denen süreçte yetişir ve gelişir. Eğitimciler yanında anne ve babaların da sürekli olarak okumaları, öğrenmeleri ve kitaplarla barışık yaşamaları gerekir.

Sayın Yrd. Doç. Dr. Ahmet AVCI’nın büyük emek ve zaman harcayarak hazırladığı ‘Eğitim Bilimine Giriş’ kitabı, kapsadığı konular itibariyle ders kitabı olma özelliği yanında, önemli ölçüde eğitimcilerin ve ebeveynlerin başvuru kitabı olma özelliğini de taşımaktadır.

Kitapta bilgiler 12 bölümde toplanmış, başlıca konular olarak; Eğitim ile ilgili temel kavramlar ve alanlar, Türk eğitim sisteminin işleyişi, 21. Yüzyıl eğitim sistemi ve öğretmenlik mesleği konuları zengin bir kaynakça kullanılarak işlenmiştir. Ayrıca teneffüs zamanları için seçilmiş kıssadan hisseler de dinlendirici ve düşündürücü özellik taşımaktadır.

Tarih, ülkelerin çağa yön verme yarışının kaderini belirleyenlerin eğitimciler olduğunu belirtiyor. Çağa yön verme insana yön vermek demektir. Bu da ancak bilgili, idealist eğitimcilerden ve ebeveynlerden beklenir. Özverili bir çalışmanın ürünü olan bu değerli eser sebebi ile yazarını tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.

Prof. Dr. Hikmet SAVCI 

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

Eğitim Fakültesi Dekanı,

Marmara Üniversitesi

Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı (1993-1999)

 

Elit Kültür Yayınları (TÜRDAV), İstanbul. (Genişletilmiş Yeni Basım)

 


Kendimizi ve Çocuklarımızı Nasıl Yetiştirelim?

Kendimizi ve Çocuklarımızı Nasıl Yetiştirelim?

Çocuk, anne-babanın elinde bir emanettir. Çocuğun kalbi kıymetli bir cevher gibi tertemizdir, mum gibi her şekli alabilir. Bütün yazı ve şekillerden uzaktır. Temiz bir toprak gibi olup, hangi tohum atılırsa büyür. İyilik tohumu ekilirse dünya ve ahiret saadetine kavuşur.

Eğitim hayat boyu devam eden bir süreçtir. Bu süreç içerisinde insan, hayatının her devresinde yeni şeyler öğrenir; bilgi, birikim ve tecrübesini artırır. Eğitimi hayat yolculuğunun ayrılmaz bir parçası kabul eden bireyler, sadece kendilerini yetiştirmekle kalmaz aynı zamanda etraflarına da çok olumlu katkılarda bulunurlar. İşte, kitabımızın ismini bundan dolayı “Kendimizi ve çocuklarımızı Nasıl Yetiştirelim?” şeklinde belirledik. Yani hedef sadece çocuklarımızı yetiştirmek değil, onların yetişmesine katkı sağlarken aynı zamanda kendimizi geliştirmek, yenilemek ve bir adım daha ileri götürebilmektir.

Çocuklarımızı yetiştirme konusundaki başarımız, kendimizi yetiştirmede ki başarımızla doğru orantılı olacaktır. Bu gerçek hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Çocuğun sahip olacağı eğitimin kalitesi anne-babasının sahip olduğu eğitimin kalitesiyle yakından ilgilidir. Çocuğunu iyi bir şekilde yetiştirip, her iki dünyada da çocuğuyla iftihar etmek isteyen aile, işe önce kendinden başlamalı ve ilk eğitimi kendisine vermelidir. İşte böyle davranıldığında görülecektir ki, hem anne-baba hem de çocuklar başarı ve mutluluğa çok daha yakın olacaklardır.

Hızla gelişen dünyada pek çoğumuz çocuklarımızla gerektiği kadar ilgilenememekten dolayı üzüntü duyarız. Ancak unutmamamız gerekir ki çocuk gelişiminin temelinde anne-babanın tutum ve davranışları yatmaktadır. Anne ve babanın tek tek kişilikleri, aile içindeki birbirlerine olan davranış ve tutumları, çocuklarına gösterdikleri ilgi ve davranış biçimleri gerçekten çok önemlidir.

Ailede çocuğa verilen eğitim, bir ömür boyunca bireyin yaşamını çok hem de çok deriden etkilemektedir. Yapılan araştırmaların neredeyse tamamı bu gerçeği vurgulamaktadır. Bütün aileler bu gerçeğin bilincinde olmak zorundadırlar. Çünkü ailenin başarı ve mutluluğu çocuklarının başarı ve mutluluğuyla çok yakından alakalıdır. Çocuğu mutsuz olan bir anne-baba kendisini mutlu hissedebilir mi? Ya da okulda veya meslek hayatında başarısız olan bir kişinin anne-babası kendilerini başarılı kabul edebilirler mi? Bu soruların cevabı elbette ki hayır olacaktır.

Hepimizin çabası ve endişesi çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmektir. Bu çabalarımızın bir parçası onların iyi bir eğitim almalarını sağlamaktır. Bugün bir anne-babanın yapabileceği en değerli yatırım, çocuklarına iyi eğitim imkânları hazırlamaktır. Eskiden anne-babalar, çocuklarını çok sevdikleri için, ileride sıkıntıya düştüğünde işine yarasın, zorluk çekmesinler diye, evler, arsalar, mülkler, miraslar bırakıyordu. Çocuklarımızın bu mirası korumakta zorluk çektiğine birçoğumuz tanık olmuşuzdur. Hâlbuki bugün çocuklarımıza sağlayabileceğimiz en önemli mirasın eğitim olduğu kabul ediliyor. İyi bir eğitim almış ve kendine güvenen çocukların istediğini elde edebileceğine inanıyoruz.

En önemli yatırım insana yapılan yatırımdır. Dünyanın kuruluşundan beri, gerçek başarı ve mutluluğa ulaşanlar bu ilkeyi her zaman göz önünde bulunduranlardır. Eski devirlerin birinde bilge bir devlet başkanı etrafındaki yardımcılarına bir servetiniz olsa neler yapardınız diye fikirlerini sorar. Oradakiler hanlar, hamamlar yaparım, aşevleri yaptırırım, camiler, kütüphaneler yaptırırım, şeklinde fikirler öne sürerler. Bunları dinleyen o bilge insan, bu dediklerinizin hepsi güzel yatırımlar fakat ben olsaydım o serveti insan yetiştirmeye kullanırdım. Çünkü insanlar iyi yetişmiş olurlarsa bu dediklerinizin hepsi olur. Yetişmiş insanlar olmadan ise, bunların hiç biri istendiği gibi olmaz der

Çocukların olumlu ya da olumsuz yetişmeleri, içinde bulundukları ve geliştikleri ortamın durumuna bağlıdır. Bir anne-baba için iyi çocuk yetiştirmenin ilk basamağı; çocukların her davranışından, çevreden ve okuldan önce kendilerinin birinci derecede sorumlu oldukları bilincine varmaları gerekliliğidir. Çocuk ev ortamında “konuşmayı” kendi kendine, birinin ona özellikle konuşmasını öğretmesine gerek kalmadan, öğrendiği gibi her türlü tavır, davranış ve düşünceyi de ev ortamında tabii olarak alır. Çünkü öğrenme, hemen çocuğun doğumuyla başlar.

İnsanlar yeni bir şeyi öğrenirken genellikle kendilerine bir model seçerek onu taklit ederler ve bu tip öğrenme çocuklarca belki de önemli öğrenme biçimidir. Çocuklar karşılarında daima öğütler veren insanlar değil, o öğütleri yaşayan modeller görmek ister. Çocuğa “kitap oku” tavsiyesinden ziyade kitap okuyarak bunun aşılanmasının daha etkili olduğunu herkes takdir eder.

Çocuklarla iyi bir iletişim kurabilmek, anne-babalar için önemli bir beceridir. Çocukları ile etkili bir iletişim ve pozitif bir ilişki kurabilen anne-babalar, anne-baba olmaktan daha fazla keyif alabilirler. Genç ya da çocuk, her yaşta anne-babaları ile iyi ilişki içinde olan bireylerin kendilerine güven duyguları gelişir, kişiler arası ilişkilerde karşılıklı saygı duymayı öğrenirler.

İşte bu kitap, huzurlu bir topluma kavuşma adına, yaratılış amacını bilen ve buna göre davranan, iç çatışmalardan kurtularak kendisiyle barışmış, iyiliği ve güzelliği tercih etmede ve yaptırmada kendisine sözü geçen, kötülükten kaçınma konusunda iradeli olan, sahip olduğu imkân ve kabiliyetlerini sürekli olarak geliştiren bunların neticesinde elde ettiği kazanımları başkalarıyla paylaşabilen, içinde yaşadığı cennetin tadını etrafıyla birlikte çıkarabilen başarılı ve mutlu anne-babalar ile başarılı ve mutlu çocukların oluşmasına katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.

Başarılı ve mutlu anne-babalar ile başarılı ve mutlu çocukların oluşturduğu huzurlu bir topluma kavuşma ümidiyle…

Elit Kültür Yayınları (TÜRDAV), İstanbul. (Genişletilmiş Yeni Basım) 

 


 

Başarılı ve Mutlu Olmaya Var Mısın?

Başarılı ve Mutlu Olmaya Var Mısın?   

Başarılı ve mutlu olmayı kim istemez ki? Elbette herkes ister. İşi, mesleği ve konumu ne olursa olsun; başarılı ve mutlu olmak bütün insanların arzu ettiği çok güzel bir durumdur.

Sevgili öğrenciler, sizin de çok iyi bildiğiniz gibi her güzel şeyin bir bedeli vardır. Başarılı ve mutlu olmanın da bedeli çalışmak, emek vermek, sabretmek ve mücadeleyi sürdürmektir.

Kişinin kendi imkân ve kabiliyetleri doğrultusunda ulaşabileceği hedefler belirlemesi başarılı ve mutlu olabilmenin ilk şartıdır. Hedefini belirledikten sonra kişi, belirlediği hedefe motive olmalı ve gerçekten o hedefe ulaşmayı istemelidir. Verimli ve etkili çalışarak, zamanı iyi değerlendirmeli, karşılaştığı zorluklara aldırmayarak hedefine doğru emin adımlarla yürüyebilmelidir.

İşte bu kitap, sizin hedefinize doğru emin adımlarla yürüyerek başarılı ve mutlu olmanıza yardımcı olmak için hazırlanmıştır. Kitap hazırlanırken, rahat ve zevkli şekilde okunması amacıyla elden gelen gayret sarf edilmiş; sıkmayan, akıcı bir üslup kullanılmıştır. Verilen bilgiler örnek olaylarla desteklenmiş, zihinde kalıcı hikâyelerle bilgilerin içselleştirilmesi amaçlanmıştır. Sıkılmadan, zevk alarak ve bir çırpıda okuyacağınız bu çalışma sizler için hazırlanmıştır. Bir kişinin bile istifade edip, başarılı ve mutlu olmaya bir adım yaklaşması benim en büyük ödülüm olacaktır.

Başarılı ve mutlu olmaya var mısın? Eğer cevabın “evet” ise kitabın sayfasını çevir, okumaya başla sonra da gerekenleri yap! Göreceksin ki, “BAŞARI ve MUTLULUK SENİNLE ARKADAŞ OLACAKTIR.” 

Elit Kültür Yayınları (TÜRDAV), İstanbul. (Genişletilmiş Yeni Basım)